DÜNYA Muhabirimiz Leyla İlhan: Nihayet karantina bitti, yurttan çıkıyoruz

Leyla İLHAN

Almanya dönüşü kızımla birlikte benim gibi pek çok kişiyle birlikte tedbir amaçlı olarak yurtta karantina altına alınmıştık. “Bir Annenin Yurtta Karantina Altında Günleri” başlığıyla 13 günlük sürecimi paylaşmıştım. Şimdide sürecin bitime geldiği, benim için ise heyecanın doruk yaptığı son iki günü yazmak istedim.

30 Mart Pazar- Özgürlüğe1 Gün Kala

Çıkış için hazırlanıyorduk. Artık psikolojim de bu çıkış havasına girmişti. Camdan bakınca içinde karşılıklı bankların olduğu yurdun çok güzel avlusuna bir kez bile inmeden sadece camdan bakarak 13 gün geçirdiğimiz yurtta, en fazla bir gün daha kalıp yarın da kendi evimizde olacaktık. Ancak öğleden sonra ilk defa yurtta virüslü vaka söylentileri çıktı. Üç kişi olduğu söylendi. İkisinin Avusturya’dan gelen 60’lı yaşlarda karı- koca bir çift, diğerinin ise 30’lu yaşlarında olduğu söylendi.

Bu sabah her zaman yapılan ateş ölçümümüz yapılmadı. Sadece kızımınkini ölçtüler. Bunu artık çıkışımıza az zaman kalmasından kaynaklandığını düşündüm. Ancak söylentiler doktorların bugün ortaya çıkan vakalarla ilgilendiğini bu nedenle bugün ki ölçümü yapmadığı yönündeydi. Bazı yurtlarda böyle durumlarda çıkış süreleri uzayabiliyordu.

Umarım bu durum bizi etkilemez. Çünkü tamda kendimizi çıkışa hazırlamıştık. Saat 15:30 gibi kapımız çaldı. Üzerinde yurttaki görevlilerin iletişim bilgilerinin olduğu bir form dağıtıldı. Öğleden sonra saat 4 gibi de tüm kat personellerinin güvenlik noktasına gelmesi anons edildi.

Sonrasında ise tekrar sağlık ekibi geldi. Bugün yine ikinci kez sadece kızımın ateşini ölçtüler. Niye sadece çocuklar deyince sağlık çalışanı bugün böyle bir uygulama yapıyoruz demekle yetindi. Sonrasında ise bir açıklama gelmedi. Kafamda bu endişe varken yine de akşamdan eşyalarımızı toplamaya başladım.

31 Mart Pazartesi-Son gün

Sabahları genellikle 10:30 gibi yapılan ateş ölçümümüz bugün saat 9’gibi erken bir saatte yapıldı. Saat 10:00 gibi de hemen çay ve kahve servisi geldi. Çay gelince bir haftadan bu yana akşamdan verilen kahvaltımı yaptım. Akşamdan bitiremediğim bavullarımızı toparlama işini tamamladım. Kızımın bu sabah gözünü açar açmaz ilk söylediği şey ise anne bugün 14 güne girdik oldu. Genelde kaçıncı günde olduğumuzu hep gün içinde söylerdi. Ancak bugün ilk bunu söyledi. Beklenen açıklama ise 12:30’da geldi. Açıklamada sağlık durumunda sıkıntı olanların yurtta bir süre daha kalacağı, ancak diğer misafirlerin bugün çıkabileceği söylendi. Bu haberden sonra yurtta bir hareketlilik oldu. Sürekli anonslar yapılmaya başlandı. İlk anonslar hangi illere otobüs seferleri olacağı yönündeydi. Çünkü daha önce yurtta kalanlardan hangi şehirde kalacakları sorulmuş ona göre planlama yapılmıştı. Duyurularda neredeyse Anadolu’nun her şehri sayıldı gibi. Sonra İstanbul’da kalanlar için servislerin gideceği yerler açıklandı. Bir süre sonrada bu sefer illere göre hangi numaralı araçlara binecekleri açıklandı.

Evde 14 günlük karantina verdiler

Heyecan giderek artıyordu. Bu arada kapılarımız sık sık çalınıyordu çeşitli belgeler imzalamak için bize veriliyordu. Bunlardan biri de sağlık belgesi oldu. Sonra yapılan anonsta karantina belgesini imzalamayanlara pasaportlarının teslim edilmeyeceği söylendi. Çünkü bu belge evde de olsa 14 günlük karantinayı içeriyordu ve kurala uymayanlara 3 bin 150 TL para cezası verileceği yazıyordu. Süreçte test bize test yapılmadı.

Bazen 14’cü günün sonunda çıkma ihtimaline karşı bu tedbiri aldılar. Ardından sağlık ekibi gelip bunu okudum, anladım, kabul ediyorum şeklinde doldurup imzalattığımız bu belgeleri topladı. Sonrasında ise Türkiye’ye dönüşte uçakta toplanan pasaportlarımız bize verilmeye başlandı. Bu arada kızımda sürekli saati soruyordu. Oda sabırsızlıkla saatin dolmasını bekliyordu. Heyecandan olacak herhalde çok az bir kahvaltı dışından pek bir şey yemedi. Artık saat çıkışımız olan 17:00’ye yaklaşmaya başlıyordu.

Herkes elinde bavullarıyla koridorda odalarının kapısında bekliyordu. Derken ilk anons saat 17:00’ye çeyrek kala geldi. Katlara ve numaralara göre 15 dakika arayla çıkış verildi. 8 katın olduğu yurtta bizim katın çıkış anonsu üçüncü sırada geldi. Bu açıdan ilk çıkan grup arasında yer aldığımız için şanslı hissettim kendimi. Bavullarımızla bekliyorduk zaten. Anonsu duyunca çıkışa doğru gittik. Ancak çıkışa giden ikinci koridorda epeyce yığılma olmuştu. Polisler sürekli takip mesafesini koruyun şeklinde anonslar yapıyordu. Ayrıca pasaport ve seyahat izin belgelerimizi hazır bulundurmamız isteniyordu. Çıkış koridorunda bu kontroller nedeniyle bir yavaşlama olmuştu. Sonunda 17:30’da dışarıya çıkabilmiştik. Yurdun girişinde İETT otobüsleri bekliyordu.

Çıkar çıkmaz kapıdaki görevliler bize nereye gideceğimiz sordu. Biz kendi aracımızla döneceğimizi söyleyince polis kontrol noktasının dışına doğru gitmemiz söylendi. Kontrollü bir şekilde dışarı çıkarıldığımız halde yurdun kapısında bir çıkış trafiği oluşmuştu. Kapıya çıkınca eşimi aradım. 1-2 dakika sonra bizim olduğumuz noktaya gelebildi. İçerdeyken sokaklardan haberdar olamıyoruz.

Eve gelirken özellikle E-5’te neredeyse her akşam oluşan trafiğe yakın bir yoğunluk oluşmuştu. Geçtiğimiz ara sokakların çoğu boştu. Ancak ana arterler de özellikle araç trafiğinde yoğunluk çokta azalmamıştı. Nihayet saat 19: 00 yakın evimize vardık. Mahallede baya tenhaydı. Hijyen kurallarına uyarak bavullarımızı çamaşır suyu içeren bir bezle dezenfekte ederek teker teker eve aldık. Böylece bir aşamayı da bitirmiş oldum. Belki biraz hapis, biraz otel gibi farklı bir durumun olduğu ama kısıtlı olduğumuz bugünleri bir daha yaşamamayı umuyorum. Virüsün yok olduğu o eski günlerimize en kısa sürede kavuşmak dileğiyle…

Bir annenin yurttaki karantinada 13. günüBir annenin yurttaki karantinada 13. günü

Bir annenin karantina altında 5. günüBir annenin karantina altında 5. günü

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz