Kılıçdaroğlu: Suriye’de söylediğimiz noktaya geldiler

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye dış politikasına ilişkin, “Şimdi söylediğimiz noktaya geldiler. Beşar Esad ile görüşüyorlar. Kim doğruyu söylüyormuş? CHP ve onun kadroları.” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, toplanan vergilerin ülke genelinde huzuru, refahı artırmak için kullanılması gerekirken bunun yapılmadığını söyledi.

Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki bazı illerde sanayileşmede büyük bir gerileme yaşandığını savunan Kılıçdaroğlu, bunun Van’da yüzde 45, Bitlis’te yüzde 42, Muş’ta yüzde 31 oranında olduğunu bildirdi.

Söz konusu illerde AK Parti’nin CHP’den çok daha yüksek oy aldığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, “İstihdam yaratmıyor, fabrika kurmuyor, onu açlığa mahkum ediyor, bir parmak bal çalıyor ağzına, ‘sen sürekli aç kal, sana bir ekmek vereceğim ama seçimde oyunu bana vereceksin.’ diyor. Vatandaşın düşünmesi lazım ‘Niye ben bir ekmek alıyorum?’ Elin oğlu, saraydakiler balla besleniyor. ‘Bana iş ver, çalışacağım, üreteceğim, alın teri dökeceğim, ben de kazanacağım, çoluk çocuğum var.’ demesi, birlikte söylememiz lazım.” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, Van Organize Sanayiciler İşadamları Derneği Başkanı Şemsettin Bozkurt’un “25 yıllık bir sanayici olarak bu kadar derin hissedilen bir kriz yaşamadığı” şeklindeki açıklamasını aktararak, hükümetin topladığı vergileri yeni yatırımlar yerine faize harcadığını ileri sürdü.

Bozkurt’a seslenen Kılıçdaroğlu, “Şemsettin Bozkurt kardeşime söyleyeyim, oyu götürüyorsunuz iktidara veriyorsunuz, iktidardan yana tavır alıyorsunuz. Sadece sen değil diğerleri de tavır alıyorlar. Senden vergiyi alıyorlar, senin fabrikanı kapatıyorlar. Aldıkları vergiyi götürüyorlar Londra’daki bir avuç tefeciye dünyanın faizi olarak veriyorlar. Son 17 yılda sadece yurt dışındaki bir avuç tefeciye ödenen faiz 163 milyar 691 milyon dolar. Bununla Türkiye’yi yeniden inşa eder, her yanına fabrika kurardınız, istihdam sorununu çözerdiniz.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “iktidarın Londra’daki bir avuç tefeciye faize bir dakikada 35 bin 120 dolar, bir günde 50 milyon 573 bin 302 dolar, bir yılda 16 milyar 891 milyon 483 bin dolar faiz ödediğini” de söyledi.

“İthal çöplerle bunların iflasına yol açıyorsunuz”

Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin saman ithalatının ardından yurt dışından çöp ithal eder hale geldiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Neden yurt dışından çöp getiriyoruz? Neden yurt dışından plastik maddeler geliyor da biz bunları işlemeye çalışıyoruz? Katma değeri yüksek ürün neden üretmiyoruz? Neden Avrupalının çöpüne muhtaç hale geldik? Bizim de çöpümüz var. Orada binlerce insan çalışıyor. Kağıt, plastik topluyorlar. Bunlar işleniyor. Yurt dışından getirdiğiniz çöplerle siz bunların iflasına yol açıyorsunuz.”

Kılıçdaroğlu, hükümetin Suriye politikasının ülkeye ne avantajlar sağladığını sorarak, “Milyonlarca insanın açlıktan nefesi kokuyor, 40 milyar doları Suriyeliler için harcadık. Kahramanlık edebiyatı yapıyoruz, kendi toprağımızı IŞİD’e teslim ettik kaçtık. Süleyman Şah türbesini kaçırdık.” ifadelerini kullandı.

İdlib’den Türkiye’ye yönelik 1 milyon kişilik yeni bir göç dalgası olacağına yönelik söylemleri anımsatan Kılıçdaroğlu, “Hepsini saraya al. 3 milyon 600 bin kişi yetmedi, 40 milyar dolar da yetmedi, 1 milyon kişi daha gelecek.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “mavi vatanını” korumak zorunda olduğuna işaret ederek, bunun yolunun mavi vatanda söz sahibi olan bütün ülkelerin yöneticileriyle olumlu diyalog kurularak sağlanabileceğini dile getirdi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki haklarını yitirmek üzere olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Mısır’ı düşman ilan etmesinin ardından bu ülkenin Yunanistan ile anlaşma yaparak arama faaliyetleri yürüttüğünü, kaybedenin Türkiye olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin Libya’da, Suriye’deki gibi bir politika yerine sorunu çözen bir politika izlemesi gerektiği yönündeki fikirlerini hükümete ilettiklerini anlattı.

CHP’nin daha önce Suriye konusunda Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile görüşülmesi yönündeki önerilerinin bugün iktidar tarafından hayata geçirildiğini savunan Kılıçdaroğlu, “Şimdi söylediğimiz noktaya geldiler. Beşar Esad ile görüşüyorlar. Kim doğruyu söylüyormuş? CHP ve onun kadroları. Diplomaside son 7-8 yıl içinde en doğru tavrı ve söylemi geliştiren tek parti CHP’dir. Bunu yurtta barış, dünyada barıştan aldık.” diye konuştu.

“Sarayda SADAT var, o da mehdinin peşinde”

Erdoğan ve iktidarın dış politikayı bilmediğini öne süren Kılıçdaroğlu, kendisinin dış politika konusunda tek başına karar almadığını, CHP Dış Politika Danışma Kurulunun belirli aralıklarla toplanarak dış politikayı tartıştıklarını vurguladı.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Sarayda ne var? Sarayda SADAT var, o da mehdinin peşinde. Allah akıl fikir versin” dedi.

Sakarya’daki tank palet fabrikası konusunu gündem getirmeye devam edeceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, motor olmadığı için tesiste tank üretiminin 18 ay içerisinde başlayamayacağını ileri sürdü.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Zaten Katar ordusuna bedava verdin. ‘Kiraladık.’ dedi Erdoğan. Ethem Sancak, ‘Kira ödemiyoruz.’ diyor. Kankası Erdoğan’ı yalanlıyor. Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan birisi yalan söyleyecek, doğruyu beş kuruş ödemeden tank palet fabrikasını teslim alan BMC’nin sahibi söyleyecek. Akla, mantığa, devlet yönetimine bakın.” değerlendirmesinde bulundu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın 250 tank teslim edileceği yönündeki açıklamasını anımsatan Kılıçdaroğlu, “Henüz bir tank bile teslim edilmedi. Bir tank bile yok. Ortada motor da yok. Allah bilir palet de yok, vidası bile yok. Kendi silah fabrikasını yabancı bir orduya beş kuruş para almadan veren insanlara ‘vatan haini’ denir.” dedi.

Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz şehit yakınları ve gazileri ile 10 Aralık 2016’da Beşiktaş’ta hayatını kaybeden 46 kişi için toplanan paraların hesabını sormaya, bunlar sahiplerine ulaşıncaya kadar devam edeceklerini de kaydetti.

“20 bin ile 100 bin arasında iş isteyenin dilekçesi var”

Anayasa’nın 49. maddesinde çalışma hakkının yer aldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, 18 yılda geldikleri noktanın asgari ücretin açlık sınırının altında kalması olduğunu belirtti.

Kılıçdaroğlu, “sarayda oturanların, çocuklarının, akrabalarının işsizlik sorununun, iş arama dertlerinin olmadığını, ayrı bir sosyete oluşturduğunu, lale devri yaşadıklarını” iddia etti. 

CHP’li belediye başkanlarının her birinin önünde 20 bin ile 100 bin arasında iş isteyenin dilekçesi bulunduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a göre Türkiye’de herkesin işinin olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, işsizlerin, yoksul ailelerin oturup düşünmesi gerektiğini dile getirerek, “Bu iktidar kimden yana? Fakir fukaradan mı hortumculardan mı yana? Adım gibi biliyorum, bu adamların tamamı hortumculardan yana. İnşallah Erdoğan, ‘Biz hortumculardan yana değiliz’ diye itiraz eder de bir sürü örnek veririz.” değerlendirmesinde bulundu. 

Verginin adil olması gerektiğini, bunun da Anayasa’nın 73. maddesinde yazdığını anımsatan Kılıçdaroğlu, devletin tepesindeki kişilerin, yakınlarının, dünürlerinin vergi ödememek için yurt dışında naylon şirket kurması halinde Anayasanın bu maddesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, asgari ücretlinin ve çöpten kağıt toplayanın ekmek, simit alırken vergi ödediğini belirtti.

Otobüs şoförlerinin aldığı B1, B2, D1, D2 yetki belgelerinin fiyatlarına geçen yıldan bu yana gelen artışları sıralayan Kılıçdaroğlu, geçen yıl 60 bin lira olan B1 belgesinin bu yıl 250 bin liraya, 25 bin lira olan B2 belgesinin 180 bin liraya, 30 bin lira olan D1 belgesinin 200 bin liraya, 15 bin lira olan D2 belgesinin 165 bin liraya çıkarıldığını kaydetti.

Kaynak: AA

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz